11/10/2008 · Kategori: PDO

PDÖ HEDEFLERİ

 

-Yenidoğan

-Yenidoğan refleksleri

-Apgar Skorlaması

-Yenidoğan Sarılığı

-Solunum Sistemi Gelişimi

-Brushfield Lekesi

-Fontaneller

-Epikantal Kıvrım

-Prematüre

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/10/2008 · Kategori: PDO

YENİDOĞAN

 

Yenidoğan ne demektir?

Bebeğin doğumdan sonra dış dünyaya adaptasyon dönemi olup hayatın ilk 28 gününü kapsar.

 

Yenidoğan bebekler kaça ayrılır?

Doğum ağırlığına göre;

LBW:Gestasyon yaşo ne olursa olsun 2500 gr’ın altındaki bebekler

AGA (appropriate for Gestational Age ):Gestasyon yaşına göre ağırlığı normal olan bebekler

SGA (small for Gestational Age): Gestasyon yaşına göre ağırlığı 10 persantilin altındaki bebekler

LGA (large for Gestational Age): Gestasyon yaşına göre ağırlığı 90 persantilin üstündeki bebekler.

 

-Bebeğin gebeliğin yaşına göre doğum eğrileri değerlendirilirken kullanılan en yaygın eğri Lubchenko’nun Denver eğrileridir.

Gebelik yaşına göre;

Preterm:37.haftanın bitiminden önce doğanlar

Term:38-42. hafta arasında doğanlar

Postterm:42.haftanın bitiminden sonra doğanlar

 

Yenidoğan Fizyolojik Özellikleri Nelerdir?

 

Vücut Sıcaklığı: (36,5-37 ºC)

Yenidoğan bir bebek 4 yoldan ısı kaybeder.

-Radyasyon:Yakındaki soğuk bir cisme ışıma yolu ile

-Kondüksiyon:Direkt olarak temas ettiği soğuk cisme olan ısı kaybıdır.

-Konveksiyon:Bebeğin etrafındaki soğuk havaya olan ısı kaybıdır.

-Evoporasyon:Ciltten buharlaşan sıvıların yaptığı ısı kaybıdır.

*En önemli ısı kaybı yolu evoporasyondur.

 

-Preterm ve SGA olarak doğan yenidoğanlarda hipotermiye eğilim vardır.Bu bebekler kahverengi yağ dokusundan fakirdirler.

-Kahverengi yağ dokusunun metabolik olarak aktif olabilmesi için oksijene gereksinim vardır.Bu yüzden hipoksik bebeklerin vücut sıcaklığını yükseltebilmeleri güçtür.Hipoksi hipotermiye,hipotermide hipoglisemi ve asidoza yol açar.Aynı zamanda sürfaktan üretimi azalır.

 

Yenidoğanda Cilt Bulguları Nasıldır?

Patolojik olmayan:

            -Toksik eritem

            -Mongol lekeleri

            -Fotodermatit

            -Cutis marmaratus

            -Kapiller hemanjiomlar ( salmon lekeleri )

            -Milia

            -Miliaria

            -Harlekuin renk değişikliği

            -Lanugo

            -Ödem

            -Yenidoğan aknesi

            -Geçici neonatal püstüler melanosis

Patolojik olan:

            -Sklerem

            -Petesi ve ekimozlar

            -“Cafe qu lait” lekeleri

            -“Junctional nevi”

            -Sarılık

            -Grimsi cilt rengi

            -Ağır ödem

            -Port Wine Stain (Porto şarabı lekesi)

            -Kavernöz hemanjiomlar

 

Yenidoğanda Solunum Sistemi:

-Sağlıklı bir yenidoğanın solunum hızı dakikada 40-60 arasındadır.

-Solunum hızı >60 dk à taşipne

-Yenidoğan bebekler burunlarından nefes almak zorundadırlar.Burunda herhangi bir tıkanıklıkta ağızdan yeterli nefes alınamadığı için bilateral koanal atrezi hayati tehlike taşır.

-Yenidoğanda solunum sıkıntısının en önemli belirtilerinden biriside inlemedir.Burun kanadı solunumu,suprasternal,interkostal ve subkostal çekilmeler de solunum sıkıntısının belirtilerindendir.Bazen siyanoz da eşlik edebilir.

-Alveollerin sayıları azdır ve Kohn delikleri yoktur.Bu nedenle gaz değişim yüzeyi azdır.Kollateral hava değişimi yoktur.

-Prematürelerde sürfaktan yapımı az olduğundan akciğerler kollabe olmaya eğilimlidir.

-Alveollerle kapillerler arasındaki uzaklık fazla olduğundan ventilasyon/perfüzyon yeterli değildir.

-İnterkostal ve aksesuar solunum kaslarının boyları daha kısa olduğundan kasılmaları yeterince etkili olamaz.

-Prematürelerin santral solunum merkezleri yeterince olgunlaşmamış olduğundan solunumları düzensizdir.

-Prematürelerde bronşiollerin kıkırdakları tam olarak gelişemediğinden inspiryumda çöker,ekspiryumda genişlerler.Buda bronşiollerde hava tutulmasına neden olur.

 

Yenidoğanda Dolaşım Sistemi:

-Sağlıklı bebeklerde kalp atım hızı 120-160 dk arasında değişir.

-Dolaşım bulgularını değerlendirirken cilt rengi,siyanoz,periferik nabızlar,üfürümler ve kan basıncı bakılmalıdır.

-Periferik nabızlar femoral ve brakial arterlerden bakılır.

-Kan Basıncı değerleri 50/30mmHg ile 80/50mmHg arasında değişir.

 

Hemoglobin:

-Yenidoğan hemoglobinin %60-80’i fetal hemoglobindir. ( Hb F )

-Bu oran 1.ayın sonunda %10-15, 1 yaşında %1’in altına düşer.

-Hb F’nin oksijen tutabilme özelliği çok yüksektir.

 

Hipokalsemi:

-İntrauterin yaşamda fetusta yeterli ossifikasyon olabilmesi için sürekli olarak anneden kalsiyum geçmesi gereklidir.Bu nedenle fetusun parathormonu baskılanmıştır.Yenidoğan döneminde bu olay bazı bebeklerde daha ağır seyreder ve hipokalsemi görülür.

-Doğumdan 24-48. saatler arasında serum Ca düzeyleri en düşük değerlerine iner.(termde 8,5 mg/dl,Prematürede 7,0 mg/dl).Yenidoğanın herhangi bir şekilde etkilenmediği bu duruma yenidoğanın fizyolojik hipokalsemisi denir.Postnatal 48. saatten sonra düşme durur, gerekli endokrin değişiklikler oluşmaya başlar, kalsitonin azalır,PTH ve kalsitriol artar.Kalsitriol barsaktan Ca ve fosfor emilimini artırır ve 5.gün sonunda Ca düzeyi normalleşir.

 

Ağırlık ve Boy:

Ağırlık;                                   

5.ayda à 2 kat

15.ayda à 3 kat

24.ayda à4 kat

Boy;

1 yaşında à0,5 kat

4 yaşında à2 katı

13 yaşında à3 kat

 

Yenidoğanda Endokrin Sistem:

İntrauterin yaşamda maternal hormonların çoğu plasentadan geçemez.Fetus kendi hormonlarını yapmak zorundadır.İntrauterin büyüme için insülin gereklidir.Tiroid hormonları ve Growth hormonun büyüme için gerekli olduğu düşünülmemektedir.

 

**Sağlıklı yenidoğanların idrar çıkarımı için 24 saat, gaita yapması için 48 saat beklenir.Bu sürelerin aşılması durumunda patolojik nedenler araştırılmalıdır.

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/10/2008 · Kategori: PDO

YENİDOĞAN SARILIĞI 

-Yenidoğanlar, eritrosit sayısı fazlalığı ve eritrosit yaşam sürelerinin azlığı(45-90 gün) nedeniyle erişkinlerden çok daha yüksek bir bilirubin yükü altındadır.Prematüre yenidoğanlarda eritrosit yaşam süresi daha kısa olduğu için(35-50 gün)bu yük daha artar.Kandaki bilirubini karaciğere ulaşması için gerekli taşıyıcılar yenidoğanda yetersizdir.Karaciğerde bilirubini atılmaya uygun hale getirecek enzim aktivitesi azdır.Bu dönemde vücutta biriken bilirubin deri altı dokusuna yerleşerek bebeğin renginin sarı olmasına neden olur.

 

Bilirubin Oluşması:

-Bilirubinin %80-90’ı fetal eritrositlerin hemolizi sonucunda hemoglobinin parçalanmasıyla açığa çıkan Hem’den oluşur.

Hem Kaynakları

-Hemoglobin

-Miyoglobin

-Katalaz

-Peroksidaz

-Nitrik oksit sentaz

-Sitokromlar

 

**Hemoglobin à Biliverdin + Co + Fe….Hem oksijenaz

 

**Biliverdin à İndirekt bilirubin   ….Biliverdin redüktaz

-İndirekt bilirubin suda erimez.

-İndirekt bilirubin plazmada albumine bağlanarak taşınır.

 

Bilirubinin Karaciğere Alınımı, Konjugasyonu, Atılımı

-Bilirubin, hepatositlerin yüzeyindeki bazı reseptörler tarafından tutularak ( y-z proteinleri) tek başına hepatosit içine alınır ve hemen ligandine bağlanır.

-Ligandin, bilirubini tutarak tekrar sistematik dolaşıma dönmesini önler.

-Endoplazmik retikuluma gelen bilirubin uridildifosfoglukronil transferaz ( UDPGT ) enzimi tarafından 1 veya 2 glukronik asit molekülü ile bağlanarak direkt ya da konjuge bilirubin şekline döner.

 

Bilirubinin Enterohepatik Dolaşımı:

Normal koşullarda konjuge bilirubin barsağa atılır ve barsak bakterileri ile bilirubinoidlere dönüşerek feçesle vücudu terk eder.Yenidoğanda ilk günlerde barsak florası yeterli olmadığı için bu dönüşüm olmaz.Barsakta bulunan beta glukuronidaz, bilirubin glukuronidleri parçalayarak yeniden indirekt bilirubine dönüştürür.İn utero beta glukuronidaz aktivitesi bilirubin reabsorpsiyonu, böylece plasentadan elimine olmasını sağlamaktadır.Doğumdan sonra da bir süre daha aktivitesini sürdürür ve bilirubin düzeyleri üzerinde etkili olur.

 

FİZYOLOJİK SARILIK

Fizyolojik Sarılık Nedenleri:

-Eritrosit volümünde artış

-Eritrosit yaşam süresinde azalma

-Karaciğer fonksiyonlarının yetersizliği

-Enzimlerin immatür olması nedeniyle konjugasyonun yapılamaması

-Safraya atılımın sınırlı olması

-Enterohepatik sürkülasyonla dekonjugasyonun fazla olması

-Karaciğere bilirubin alınımının yetersizliği

 

Fizyolojik Sarılık Kriterleri:

-Sarılığın ilk 24-36 saatten sonra başlaması

-Bilirubin artma hızı 5mg/dl/gün ‘den az olması

-Total bilirubin full term bebeklerde 12-13 mg/dl, protein bebeklerde 15mg/dl’yi geçmez.

-Direkt bilirubin 2mg/dl 2yi geçmez.

-Sarılık term bebeklerde 10 gün, pretermlerde 14 günden uzun sürmez.

 

Patolojik Sarılık Kriterleri:

-İlk 24 saat içinde ortaya çıkmış ise

-Serum bilirubin düzeyindeki artış günde 5mg/dl’den fazla ise

-Term bebeklerde 12mg/dl, pretermlerde 15mg/dl’nin üstünde ise

-Term bir yenidoğanda 10günden, pretermlerde 14 günden uzun sürmüşse

-Bilirubineri varsa veya serumda direkt bilirubin 2mg/dl’den fazla ise

 

İlk 24 saatte başlayan sarılıkta ;

-Kan uyuşmazlığı

-TORCH enfeksiyonları

-Eritrosit enzim eksiklikleri

            -G-6-PD eksikliği

            -Pirüvatkinaz eksiklikleri , düşünülür.

 

**Yenidoğanlarda indirekt hiperbilirubineminin 14günden uzun sürmesi durumunda uzamış sarılık söz konusudur.

 

Yenidoğan Sarılıklarında Tedavi:

-Fototerapi ( ışınla tedavi )

-Kan Değişimi

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

10/10/2008 · Kategori: PDO

YENİDOĞAN REFLEKSLERİ

 

Moro refleksi (Sıçrama);
Sırt üstü yatan bebeğin başı biraz kaldırılarak baş arkaya doğru bırakılır veya bebeğin iki elinden tutularak vücut hafif kaldırıldıktan sonra kollar aniden bırakılır. Elle gürültü çıkarma, ani ses veya fotoğraf makinesi flaşı bile refleksin ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Moro 4 kısımdan oluşur:
1. Kollar omuzlardan itibaren gövdeden uzaklaşır.
2. Kollar dirseklerden itibaren düz bir şekilde uzatılır.
3. Kollar dirseklerden bükülür.
4. Kollar tetrar gövdeye yaklaşarak sakin duruma geçer. Bu hareketler sırasında parmaklar açılır ve genellikle bebek irkilerek ağlar.
Moro 28. gebelik haftasında belirmeye başlar ve 32. haftada yanıt normal yenidoğan gibidir. Genellikle 3 ayda kaybolur. Pozitiflik 6 aya kadar sürebilir.
Refleksin kendi kendine ortaya çıkması ağır beyin lezyonunu, refleksin hiç alınmaması santral sinir sisteminin zedelenmesi veya ağır bir hastalık tarafından baskılanmasını, tek taraflı olarak alınması refleksin alınmadığı ters taraftaki kol sinirinir felcini, köprücük kemiği kırıklarını, uzun sürmesi beyin hasarını düşündürür.

 

Yakalama Refleksi
Bebeğin el ayası veya yak tabanına dokunulduğunda objeyi sıkıca yakaladığı ve bırakmadığı izlenir.
28. gebelik haftasında yakalama başlar, 36. haftadan büyük bebekler muayene eden kişinin elini sıkıca kavrar ve gövdesini öne doğru kaldırabilir.
İstemli yakalamanın başlaması ile 2. ayda elde yakalama refleksi kaybolurken ayakta 10. aya kadar devam edebilir.
Refleksin alınmaması beyin zedelenmesi veya sinirlerde bozukluğun sonucu olabilir.

 

Emme-Arama refleksi;
Genellikle birlikte değerlendirilirler. Bebeğin dudaklarının üzerine veya yanağına dokunulduğunda bebeğin ağzı ile o objeyi aradığı, başını o tarafa doğru çevirdiği ve yakalarsa emmeğe başladığı görülür.

32-34. gebelik haftalarında bebek bu hareketleri düzenleyecek olgunluğa erişmiştir. Emme refleksi uyanık durumda 4. aya, uykuda 7. aya kadar devam eder.

Bu refleksin doğumda olmaması beyin sapının doğumsal bozuklukları, oksijensizlik, travma veya sinir sistemini de içine alabilen ağır enfeksiyon hallerini işaret edebilir. Uzun süre devam etmesi ise ağır beyin hasarını gösterebilir.

 

Yer Bulma Refleksi:

Bir ayağın sırtına sürtülerek uyarı verildiğinde dizde fleksiyon olur ve bebek ayağını kaldırarak, uyarı yapılan şeyin üzerine koyar.

 

Traksiyon Cevabı:

Bebek ellerinden tutularak oturur pozisyonuna doğru çekilir.Baş önce arkaya doğru düşerse de birkaç saniye içinde aktif fleksiyonla öne doğru düşmeden korunur.

Derin Tendon Refleksi

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

10/10/2008 · Kategori: PDO

APGAR SKORLAMASI

Apgar Testi nedir?

Apgar testi, doğumdan 1 dakika sonra uygulanan ve 5 dakikalık aralarla tekrarlanan, bebeğin genel sağlık durumunu değerlendirmek amacıyla yapılan bir testtir.Bazı kaynaklarda ise Apgar testinin 1. ve 5.dakikalarda olmak üzere iki kez yapıldığı yazılıdır. Apgar testi sonucunda elde edilen skor, bebeğin soluk alıp vermesine ilişkin olarak herhangi bir acil tedbir alınıp alınmayacağının da göstergesidir.

Apgar testinde neler değerlendirilir?

-Kas tonusu

-Kalp hızı

-Refleks yanıt ( burun deliğine katetere tepki )

-Cilt rengi

-Solunum

 

Skorlama Nasıl Yapılır?

 

Belirti

0 Puan

1 Puan

2 Puan

Activity

Kas Tonusu

Gevşek

Kollar ve bacaklar öne doğru bükülü

Aktif hareketli

Pulse

Kalp Hızı

Yok

Dakikada 100 atımın altında

Dakikada 100 atımın üstünde

Grimace

Uyarılara cevap

Yok

Buruna kateter sokulunca yüzünü buruşturma

Buruna kateter sokulunca öksürme ağlama

Appearance

Cilt rengi

Soluk, mor

Vücut pembe, kol ve bacaklar mor

Tüm vücut pembe

Respiration

Solunum

Yok

Yavaş ve düzensiz solunum, cılız sesli ağlama

Düzenli soluk alıp verme, kuvvetli ağlama

 

Buna göre skor

  7-10 arasında ise bebek normaldir

  4-6 arasındaki bebekler basit birkaç solunum desteği ile bu ilk dönemlerini sorunsuz atlatırlar.

  0-3 arasındaki bebekler ise acil müdahale ve canlandırma gereksinimi duyarlar

Yenidoğanın 1. dakika APGAR'ı düşük olsa da bu bebeklerin büyük bir kısmı 5. dakikada normal skorlara ulaşırlar.

APGAR SKORUNU ETKİLEYEBİLEN FAKTÖRLER

Apgar skorunu kas tonüsü, renk ve ağrılı uyaranlara cevap gibi bileşenleri bebeğin fizyolojik olgunlaşması ile direk ilgilidir. Doğumda oksiensiz kalmamış bir prematür bebek sadece erken doğmuş olmasına bağlı olarak düşük bir apgar skoru alabilir. Bunu yanısıra anne adayına doğum eylemi sırasında verilen bazı ilaçlar da benzer şekilde düşük apgar skorlarına yol açabilir. Anne adayı ya da bebekte bulunan bazı enfeksiyonlar da apgar skorunun düşük olmasının altında yatan sebep olabilir. Benzer şekilde bebeğe ait konjenital anomaliler de bebeğin düşük APGAR'lı doğmasına yol açabilirler. Bu nedenle düşük apgarlı bir bebek doğduğunda hemen oksijensiz kaldığı için skorun düşük olduğuna karar vermek yanlıştır.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!